Asıl evin yüreğindir

Evin sandığın yerin ya gerçekten evin olmadığını anladığın o an. Nereye kaçar ki insan kaçacak tek bir fare deliği bırakmaksızın yalnızsa kalabalıklar içinde yapayalnız kalmışsa. Yapacak hiçbir alanı kalmamış sa erkenden uyanmışsa o dipsiz kuyudan? Peki ya hiç uyanmasaydı. Sırtını merdivenmiş gibi kullanmalarına izin verince mi iyi insan oluyorduk.? Peki ya iyi misin. Cümlesine hasret kalmışsa korkak kalbin. Epey zaman oldu bu cümleyi duymayalı. İyi misinlere hasret kaldım. Birisi bana iyi misin demedi çünkü zorunda iyi olmak hissiyatı taşıdım yüreğim de. Ben değilde başkalarına önem verilince diyorsun ki bu yoldan çabuk dönmelisin bu yol karanlık seni içine alacak seni senden edecek. O rüyadan erken uyanmalısın. Ağlamaktan çok yazmayı tercih ettim. Yazmasam delirirdim delirmeyi hiç istemedim kim ister ki saçlarını derilerinden ayırırcasına koparma hissiyatını kim kabullenir. Kabullenmiş olmama sağlık diyerek yola devam edemezdim.. 
Etmemeliydim bir kadın kendini urgandan çok sudyen askısıyla asmaya karar verince değişir o rüzgarın yönü.. kimsenin sen iyi misin söylemlerine takılacak kadar dirençli değilim sanırım bu yolların ebesini bile tanıyorum iyi niyetle yoksunluk arasına sıkışılmış hayatıma bir kadehde ben eklemek istemiyorum. O masaya kafamı keşke diyerek vurmak istemiyorum. Yorgunum yorgunluğumun nedeni merdiven hissiyatı taşımak değil acımı yaşayacak kadar kendime alan yaratmamak. Yaşım başımı alıp gecmişken söylüyorum bunları. O yolun diğer yarısına gelince saçımda ki beyazlara verecek hesabım olmamasıydı bu yol böyle bitmeliydi. Bu yol karmaşık iyi misin cümlesine hasret kalmakta var. 
Çok iyiyim kendimi sudyen askısına asacak kadar bahtiyar hissediyorum kendimi. Ellerinize ihtiyacım yok ben o tek tüyü kalmış saç telinde yürümeye razı kalmışsam tek başımayım demektir...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cam çiçeğim 🥀

Su sızacak yerini bulur

Ateş