Su sızacak yerini bulur
Dudağının iki kenarında bir hüzün taşımalı insan. İki parmağının arasında ki kalem eksik olmamalı hüznünü konuşamayan insanlar yazmayı tercih ederler. O yüzden aşk şiirleri var o yüzden hudutsuz sevdalar filizlene bilmeyi öğrenmişlerdir.
Biz filizlenmenin kutsallığından faydalanmadan gidecek olmanın hüznünü taşımak zorundayız.
Zira sevgi sevda kavramını neresinden tutarsak tutalım elde edemeyecek olmanın burukluğu var ciğerimizde. Ciğer dediysemde Kadıköy kedileri görse burnunu kıvırır. Üzdük kırdık yok ettik üstelik bunu orta Yaşın en başında yaptık. Ondandır belki sizin sikindirik aşk caddelerinden geçemiyor olmamız.
Orta yaşımın orta göbeğinde olmama rağmen el ele gezen sevgi yumağı insanlara bakıp iç geçirmem. Geçiremem çünkü ben o trene binmeye kendi ayaklarımla geri geri adımlar atarak Red ettim. İşte orada anladım ben ne kadar taşaklı ruhum olduğunu. Ciğerimi çamaşır suyuna yatırmayı göze almış birisinin insanların özenle baktığı iki kişilik yokuşlu yollarına izzetle özenmeyi Red eder.
Çünkü bilir ki bir gün herkesin yolu o kapıdan temelli çıkıp gitmekle bitecektir.
Bitirmeyi beceremeyen insanların arsızlığı üzerimize sinsin istemeyiz. Ruhun çiçekli dallarını eline budama makası alıp tek tek kesen insanlara özenmeyin. Sevgi sevda ruh teslimiyeti böyle birsey değil.
Yolun sonunda yalnız kalıp herşeyden kaçmakta olabilir yolun sonunu benim benliğim merak etmezken insanların sizin üzerinizde kurduğu baskılar hiç merak uyandırmasın..
Bu yol afilli caddeler gibi değil kaç kez kırılmışsanız o kadar çatlagınız olur oradan su sızar ve size siz değiştiniz cümlesi kurulur.
Eksildiginizden kimsenin haberi yoktur. Eksilmenin verdiği o huzursuzlukla orta Yaşın sonunu beklersiniz.
Bardağınızda ki o sızıntı sizi kuru bir zemine çevirir ansızın haberiniz olmaz.
Size üzmelerine izin vermeyin.
Çatlaklar oluşunca o su mutlaka sızacak yer bulur kendine su burada bile yolunu bulur....
👏
YanıtlaSil