Minnetsiz minnet
Karşısında saatlerce oturduğum hazine ev olur kendisi.
Mental olan varlıkları hayatımdan çıkarınca keşfetmiştim bu güzelliği. Karşısında kaç kitap bitirdim sayamıyorum bile nice dergiler bitti ona bakarak..
Benimle beraber onunda yaşlandığını gördüm bugün. Üzüldüm çok üzüldüm. Çünkü insan bazen Karşısında hayat çürüttügü evin hafif hafif kentsel dönüşüm kurbanı olmasına karşı gelemiyor..
Sırtına dayanıp gölgesinde huzur bulduğum ağaç çürüyünce anlıyorsun.. sadece sen değilsin içten içten çürüyen. Etrafımda olan varlıkların bir şekilde yok oluyor olgusu bu. Zaman seni iyi edince anlıyorsun zamanında yaralarına merhem olan görsellerin yıkıldığını. Bana iyi gelen her ne varsa tek tek ardıma bırakmam gerektiğini de gösterdi bana zaman. Ama eski eve olan o minnet borcumun önüne geçemedi
Gecmemeliydi. Beraber bir kaşık çorba içtiğim insanlara minnet duygusu yaşadığım için o insanların aslında o kaşıkla gözümü çıkarma isteklerini göremedim. Eski evim hariç elbette
Çünkü o benim eski evim karşısında rüyalara daldığım oturup ağladığım uzun uzun bakıp neler uapmam gerektiğini düşündüğüm eski ev. Çok zaman oldu karısına gelip gün batırmayalı.
Eski evim bir kenarıya dursun sırtına yaslanıp hatta dibine ajanda gömdüğüm ağacım da küsmüş yaşamaya. En çok onu o halde görünce üzüldüm. Çünkü kışın buraya gelip gövdesine eski ceketimi diktigim ağaçtı bu ağaç.. gölgesinde saatlerce huzur bulduğum sayısız kitaplar bitirdiğim güzel ağacımdı.. onunla en güzel anım olarak 5 6 köpekle altında saatlerce oturduğum kalmıştı. O görüntüyü almak için insanlar izin almıştı benden o kadar güzel görünüyorduk ki. Ağaç o muhteşem yeşilligi ve ben sırtına dayanmış elimde kitap yanımda köpekler..
Zamanında karnına başımı koyup sevdiğim arap beni tanımıyor şuan..
Bugün ben bu sokakta çok üzüldüm..
Yaralarımı sizler sarmışsınız anlayamadım...
Yorumlar
Yorum Gönder