Ben seni değil ulus'u sevmişim
Birini sevmek sadece sevmekten ibaret olmamalı sevmişsin işte göğüs kafesine çiçekler ekmişsin herkes gülerken sen sadece onu izlemişsin oda yetmezmiş gibi ne olursa olsun gülmeyi heybemizden eksik etmeyelim demişsin.. fütursuzca ona öğrettiğin temkinlerle delik deşik olmuşsun. Vurmuş seni sevginden vurmuş seni benliğinden. Ağlarken omuzlarını kendine yurt bellemişsin. Senin bir tek göz yaşında arkasını dönmeyi başara bilmiş. Başarmamış yapmış omuzunu yurt bellediğin yurdunu yakmış..
Hastane odasından kurtulmuştum o gün 24 saat tavana bakıp kendimi sorgulama fırsatı bulmadan çıktım o karanlık ölüm kokulu hastaneden. Eve geldiğim de bu odaya girmek ızdıraptı. O koltukta yazmıştım o mektubu.. kolay olmadı benim için bu koltuğa oturmak.. direk telefonumu attım. Yok olmak istedim madem yaşıyordum. Kendi kabuğumda yaşamak istedim.. yaklaşık 2 aya yakın odamdan çıkmadım.. Ne bulduysam okudum ne bulduysam yedim. Geceleri camdan sarkıp caddeyi izledim sadece
Öleceğim sanmıştım o dönem insan yaşarken de ölebilir.. sadece doktoruma gitmek için çıktım evden.. Her ay dozu bir üstüne çıkan haplarım vardı artık.. Deli gibiydim saçma sapan konuşur birileri yanımda konuşurken aniden gülmeye başlardım. İnsanların sinirleriyle bir hayli oynadım buna ailemde dahil
O sabah hastaneye gitmem gerekliydi yahu hastane işte saçma sapan dozlarını arttıran bir doktor. İyi misin dedi iyiyim dedim iyiyim dedim demesine de deliler gibi gülüyorum diyemedim..
Bırakacağız dedi ben fevrilesince senden hiçbirsey olmaz lütfen terk et odamı dedi. Ellerim boş düştüm yollara hiç unutmuyorum hastaneden yukarıya doğru yürümeye başladım. Vicdanım o kadar sızlıyor ki ellerimde atıyor gibiydi. Oturup kaldırım taşına şah damarım şişene kadar ağladım.. o gün ben kendime acıdım o gün var ya benim evim cayır cayır yandı oda karşıya geçip izlemiş gibi hissettim..
Hapları bıraktım iyice zayıfladım ayaklarımın olduğunu unutmamam gerekti.. annemin evladını yok ediyordum resmen bana her baktığında onun ciğerini hissettim.
O dönem paspal iğrenç bir haldeyim. avm'ye gittim kitaplara bakıp kendimi avutmak için. Rafın altında ulus baker yazıyor. Eğilip elime aldım baktım baktım baktım çok uzun bir süre... sanki benim gibiydi paspal bir hali vardı. Hızlıca kasaya gidip alıyorum dedim. İnsanların o bakışlarını unutmuyorum. Ama bu hep böyledir. Güzel olmak zorundasınız. Güzel giyinmek güzel konuşmak.. sebebini hep sorguladım bunun ya benim benliğim? Bunu nasıl aşacaktım.. hızlıca ulus'u okumaya başladım hemen bir araştırma yaptım kimdir bu ulus en ince detayına kadar öğrendim. Hatta okul arkadaşlarını buldum iletişime geçtim onlardan dinledim ulus'u.. tren istasyonunda birinle olan diyaloğunu dinledim. Beni buldular onu anlatmak için. Spinozayı okumaya başladım.. okudukça anlaşılmaz ulus. O çok değişik bir adam dünyayla tüm iletişimi koparmış kendi dünyasını kurmayı becermiş biri. Üstelik çokta güçlü ahhh çokta yakışıklı.. Bu yıl ulus benimle olmalı dedim. Sol tarafıma kazıdım onu
Ulus sadece ulus değildir.. ulus kum güzelidir ulus derin bakıştır varlıktır ulus..
Yaralarım zamanla kapandı baya zaman aldı hatta beni 1 ay içinde büyüttü o Yaralarım..
Şuan harika hissediyorum aslında ben seni sevmemişim ben seni sevmeyi sevmişim ben seni çıkarsız masum çocukça sevdiğimi sevmişim..
Aşkında ben seni değil seni düşünürken bilmem kaç tane içtiğim sigarayı sevmişim..
Ben seni değil bir anda düşüp paşalar gibi ayağa dikilmenin ne olduğunu kendime gösterdiğim için kendimi sevmişim
Ben seni değil insan kalabildigimi sevmişim..
Mutluluk aranır....
Sevgiyle sevgiliye ekilen çiçekler, açmak için su istemez.
YanıtlaSil